KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4681 E., 2009/4765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, davacılara teslim edilmesi gereken dairelerin geç teslimi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin kısmen kabule dair kararı davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-BK’nın 101. maddesi uyarınca, işlemiş faize karar verilebilmesi için borçlunun usulüne uygun olarak gönderilen ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Ancak, bu temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilebilir. Dava konusu alacak için, kesin vade belirlenmemiştir. Alacaklıların, Ankara 10. Noterliği’nden gönderdikleri 19.11.2004 tarihli ihtarnamede, 13.200,00 TL alacağın 3 gün içerisinde ödenmesini isteyen ihtarnameleri bulunmaktadır. İhtarnamenin tebliğ tarihi belirlenip, üç günlük süre ilavesi ile borçluların BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüdü belirlendikten sonra hükmedilen alacağa bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemenin, temerrüt tarihinden önceki tarihleri dikkate alarak faize karar vermesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden davalı yararına hükmedilen vekâlet ücreti maktuen belirlenen 500,00 TL vekâlet ücretinden az olamayacağından, mahkemenin bu hükme aykırı olarak reddedilen kısım üzerinden davalı yararına hükmettiği 73,56 TL vekâlet ücreti doğru olmadığından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4681, K. 2009/4765, 16 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama