KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/507 E., 2008/4425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, yanlar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 02.11.1998 tarihli sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; davalının yüklenici sıfatıyla, davacı ... sahibine ait 19 numaralı dubleks meskeninin iç ve dış sıva işini tekniğine uygun yapmaması ve imalâtlarda yeterli malzemeyi, kullanmaması sonucu binanın iç ve dış duvarlarında çatlak ve döküntülerin oluştuğu iddiasıyla 3000,00 YTL giderim bidelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece Borçlar Kanunu’nun 363/2 maddesi gereğince davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ve verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında yapılan 02.11.1998 günlü adi yazılı sözleşme ile yüklenici davalı şirket, davacının (19) bağımsız bölüm numaralı dubleks meskeninin kaba inşaatını, elektrik ve sıhhi tesisat ile kalan ve ince sıvanın betonu ile ... kör kasaları dahil üst taraftaki tek odanın çatısının beton olarak dökülmesi ile kiremitlerinin döşemesi işlerinin yapımını yüklenmiştir.
Davada, dubleks meskende gerçekleştiği ileri sürülen kusurların, bilirkişi raporlarındaki tespit ve açıklamalara göre; “gizli ayıp” niteliğinden olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 126/4. ve 125. maddeleri gereğince, yüklenicinin kastı veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı ... meydana gelmiş ise zaman aşımı süresi, on yıldır.
Dava tarihine nazaran on yıllık zamanaşımı dolmadığı halde mahkemece, davanın zamanaşımının süresinin dolması sebebiyle reddine karar verilemesi doğru olmamıştır.
Kararın bu sebeplerle bozulması gerekir ise de, davacı ... sahibinin gizli ayıplara yönelik ayıp ihbarını Borçlar Kanunu’nun 362/3. maddesi hükmüne uygun şekilde davalıya bildirdiğini yasal delillerle kanıtlayamadığı anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUKM’nın 438/son maddesi hükmü gereğince gerekçesinin değiştirilerek açıklanan bu gerekçeyle onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/507, K. 2008/4425, 1 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama