KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/740 E., 2009/469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, menfi tespit istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Belediyenin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenici şirketin temyiz itirazlarına gelince; Davacı ... vekili icra veznesine yatırılan paranın, dava sonuna kadar alacaklı yüklenici şirkete ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemece de İcra İflas Kanununun 72/III maddesi uyarınca Belediye vekilinin bu istemi kabul edilerek, ihtiyati tedbir kararı verilmiş, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklı yüklenici şirkete ödenmemesi icra müdürlüğüne bildirilmiştir.
İİK’nun 72/IV maddesinde, menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması durumunda ihtiyati tedbirin kalkacağı, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağın geç alması nedeniyle doğan zararın gösterilen teminattan tahsil edeceği, bu zararın alacak miktarının %40’ından aşağı olamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiğine ve davalı yüklenici şirketin alacağının tahsili ihtiyati tedbir yoluyla engellendiğine göre, davalı şirket yararına %40 oranında tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dosyada bulunan tahsilat makbuzundan 117,60 TL bilirkişi ücretinin davalı yüklenici şirket vekili tarafından yatırıldığı anlaşılmasına rağmen, bu miktarın yargılama gideri olarak, davacı Belediyeden tahsiline karar verilmemesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/740, K. 2009/469, 2 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama