KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/764 E., 2008/1806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında yapılan ve Zeytinburnu 1. Noterliğince doğrudan düzenlenen 04.07.1997 tarih, 41547 yevmiye numaralı ve “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nin feshine ve ayrıca 389 pafta 2615 ada, 3 parsel sayılı olarak davalılar adına tapuya tescilli taşınmazın tapu kaydının iptâliyle davacı adına tesciline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Davalı ... özetle, yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kapsamının doğru olduğunu; ancak, sözleşmeye uymayarak davacının sözleşme konusu taşınmaz payını ... isimli kişiye devrettiğini ve dolayısıyla sözleşme ile ilgisinin kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ... ise, davacının kendisine taşınmaz ya da tapulu taşınmaz payı temliki yapmadığını; 1/2 payını ... isimli kişiden ön alım hakkını kullanarak ve dava yoluyla edindiğini, davanın bu sebeple reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan ... arasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” zorunlu şekil koşuluna uygun olarak düzenlenen sözleşmeyi, davacı ..., Zeytinburnu İlçesi, Telsiz Mahallesinde bulunan ve tapunun 389 pafta, 2615 ada ve (3) numaralı parsel sayısında kayıtlı taşınmazın müşterek mülkiyet şeklindeki 60/341 pay sahibi; davalı ... ise, yüklenici sıfatlarıyla imzalamışlardır.
Davacı, payının 30/341 hissesini yüklenici davalıya temlik etmeyi yükümlenmiştir. Ancak, yanlarca ya da mahkeme kararı ile ... ile yapılan “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” fesih olunmadığı halde; davacı aynı taşınmaz payı ile ilgili olarak dava dışı ... ile 21.07.1997 tarih ve 45001 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” başlıklı ve Zeytinburnu 1. Noterliğince doğrudan düzenlenen sözleşmeyi yapmıştır.
Bu sözleşme gereğince, 60/341 oranındaki tüm payını 21.07.1997 tarihinde kayden dava dışı ... adlı şahsa temlik etmiştir.
Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1997/1156 Esas ve 1999/54 Karar sayılı dosyası kapsamından; davalılar ... Telli ile ...’ın yukarıda belirtilen sözleşmelerin konusu olan taşınmazdaki payları sebebiyle yasal önalım haklarını kullanarak, ... hakkında ... tarafından kendine temlik olunan pay kaydının iptâli ile adlarına tescili istemiyle açmış oldukları davanın mahkemece kabulüne ve (3) numaralı parseldeki 60/341 oranındaki ... payının iptâli ile davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17.05.1999 tarih, 1999/4254 Esas ve 1999/4321 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği saptanmış bulunmaktadır.
Davada, dava dışı ...’ye intikal ettirilen payın, gerçekte tapulu taşınmaz maldaki payın satışı olmayıp; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenilen karşı edimin ifası amacıyla akit tablosunda satış olarak gösterildiği, bu şekilde yapılan temlikin gerçekte satış olmadığı ve önalım hakkının da kullanılamayacağı ileri sürülmektedir.
Az yukarıda açıklanan önalım davasında, ... taraf olmadığından ve sadece kendisine dava ihbar edildiğinden Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1997/1156 Esas sayılı kesinleşen hükmü, HUMK’nın 237. maddesi hükmü gereğince, onun yönünden “kesin hüküm” veya “kesin delil” sayılamaz.
Nevar ki, ...’ye ... tarafından yapılan temlikin aralarındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince bedel alınmadan karşı edimin ifası amacıyla yapılmış olduğunun kabulü halinde; ...’ye karşı kendisine temlik olunan payın elden çıkarılmış olması sebebiyle davacının başvuru hakkının doğmuş olacağı kuşkusuzdur. Dolayısıyla, ... tarafından açılan bu davanın reddi veya kabulü hallerinde dava dışı ...’nin hukuku etkilenecektir.
O halde, davacı ...’ın dava dışı ... hakkında aralarındaki sözleşmenin feshi ve dolayısıyla temlik olunan pay kaydının hukuksal sebepten yoksun kaldığı hususlarını ileri sürerek dava açması ve açılacak davanın bu davayla, HUMK’nın 45. maddesi gereğince birleştirilerek uyuşmazlıkların birlikte çözümlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, mahkemece yapılacak iş; ... hakkında dava açabilmesi için davacı ...’a uygun süre verilmesi ve verilen süresi içinde dava açması halinde davaların birleştirilmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi, davanın açılmaması durumunda ise, şimdiki gibi davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/764, K. 2008/1806, 21 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama