KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/1369 E., 2010/1026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı SS ... Çalışanları Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı-karşı davalı yüklenici tarafından bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itiraz üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 inkâr tazminatının tahsili, davalı-karşı davacı iş sahibince açılan karşı davada ise eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedeli ile yüklenici yerine ödenen prim ve elektrik bedellerinin tahsili istenmiş, mahkemece her iki davanın da kabulüne dair verilen karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı yüklenici tarafından açılan asıl dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptâli davası niteliğindedir. Bu tür davalarda davasında haklı bulunan alacaklı lehine talebi halinde icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun itirazında haksız çıkması ve ayrıca alacağın da likid nitelikte olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta alacak, yargılama sonucu tespit edilebilmiş olup likid olduğundan bahsedilebilmesi mümkün değildir. Bu itibarla davacı-karşı davalı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamıştır.
Bunun yanında davacı karşı davalı icra takibinde talep ettiği asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının toplamı üzerinden faiz yürütülmesini istemiş, mahkemece de bu talep aynen kabul edilerek BK’nın 104/son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekirse de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/1369, K. 2010/1026, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama