KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/2148 E., 2010/2186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı asil .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı asil dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, sözleşmenin feshi, kâl ve tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahiplerinin istemi kabul edilerek 04.05.2001 tarihli satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir. Sözleşmenin geriye etkili olarak feshi halinde ancak menfi zararların tazmini istenebilir. Gecikme tazminatı (kira alacağı) müsbet zarar kapsamında olduğundan, geriye etkili fesih halinde karar altına alınması mümkün değildir. Ayrıca davacılar vekili ıslah dilekçesinde 40.000,00 TL’ye çıkardığı tazminat isteminin yıkım giderlerine ilişkin olduğunu açıklamıştır. Davacıların bu davada gecikme tazminatı istemleri de bulunmamaktadır.
Mahkemece bu durumlar gözden kaçırılarak yıkım gideri dışında 40.000,00 TL gecikme tazminatı (kira alacağı)nın da tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, mahkemece kararla alınan harç ve davacı taraf yararına verilen vekâlet ücreti sözleşmenin feshi, kâl ve kâl giderlerine uygun olduğundan, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/2148, K. 2010/2186, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama