KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/2774 E., 2010/3480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde 20.000,00 TL istekte bulunmuş, 04.11.2008 tarihinde harçlandırdığı ıslah istemiyle istediği miktarı 52.333,00 TL'ye çıkarmış, mahkemece davanın 29.500,00 TL'lik kısmı kabul edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibini davanın açılmasından önce temerrüde düşürmediğinden, kabul edilen miktarın 20.000,00 TL'sine dava tarihinden, kalan 9.500,00 TL'sine ise ıslah harcının yatırıldığı 04.11.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Islah da dikkate alındığında, davanın 22.833,00 TL'lik kısmı reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifisi uyarınca davalı yararına verilmesi gereken vekâlet ücreti 2.584,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Mahkemece bu konuda da yanılgıya düşülerek davalı yararına 500,00 TL vekâlet ücreti verilmesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/2774, K. 2010/3480, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama