KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/3602 E., 2009/3768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, onarım için davalı şirkete teslim edilen, ancak davacıya iade edilmeyen cep telefonunun aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bir adet Nokia 8800 marka ve modelde cep telefonunun 04.09.2006 tarihinde onarılması için davacı tarafından, davalıya teslim olunduğu çekişmesizdir. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında “sözlü” olarak onarım sözleşmesi yapıldığı tarafların da kabulündedir.
Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, bir eser sözleşmesi olan aralarındaki sözleşme uyarınca yüklenici, yapımını yüklendiği işi, sözleşme ve yasa hükümleriyle, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak ve beklenen amaca uygun şekilde tamamlanmış olarak iş sahibine teslim etmekle ödevlidir. Yüklenicinin bu yükümlülüğü, Borçlar Kanunu’nun 356/I. maddesi uyarınca iş sahibine karşı “özen borcu” gereğidir.
Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi hükmünde öngörüldüğü üzere, yüklenici, iş-eser sahibine olan “sadakat” borcu gereğince, onarımını yüklendiği cep telefonunun işin tekniğine göre onarımının mümkün olmaması halinde; ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek, iş sahibini bilgilendirmesi ve cep telefonunu ona iade etmesi gerekmektedir.
Teslim almada alacaklı temerrüdü gerçekleştiğinde ise, Borçlar Kanunu'nun 91. maddesi gereğince “tevdi yeri” tayin ettirerek, yüklenici borçtan kurtulmalıdır.
Özetle açıklanan bu hukuksal çerçeve dahilinde somut olaya dönüldüğünde; yüklenicinin onarılmasının mümkün olmadığını savunduğu halde, cep telefonunu davacıya iade etmemesi az yukarıda açıklandığı üzere, “özen ve sadakat” borçlarına aykırı olduğu gibi, Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi hükmüne de aykırı bulunmaktadır. Davalının, davacıya ait cep telefonunu aynen iade etmediği ve iade etme olanağının da bulunmadığı davalı taraf açıklamalarıyla da sabit bulunmaktadır. O halde, az yukarıda açıklanan hukuksal sebeplerle ve Borçlar Kanunu’nun 96 ve 17. maddeleri uyarınca, davalı yüklenicinin, bedeli uyuşmazlık konusu olan cep telefonunun, davacıya geri verilmesi gereken tarihteki rayiç bedelini tazmin etmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; sözü edilen cep telefonunun davacıya geri verilmesi gereken tarih itibariyle, ikinci el serbest piyasa rayiçlerine göre, uzman bilirkişi aracılığıyla bedeli belirlemek, taleple bağlı kalınmak suretiyle davalıdan tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/3602, K. 2009/3768, 22 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama