KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/378 E., 2010/445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, ödenmeyen iş bedeli, ihzarat malzeme bedeli ve cezai şartın tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece iş bedeli isteminin kısmen, cezai şart isteminin tamamının kabulüne karar verilmiş, karar davacı yüklenici şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan “ihzarat malzeme tutanağı” başlıklı belge davacı yüklenici şirket ile davalı kooperatif temsilcilerince imzalanmıştır. Bu belgeye göre belgede belirtilen malzemelerin davacı yüklenici şirket tarafından inşaat sahası içerisine bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kooperatif bunları yükleniciye iade ettiğini kanıtlayamamıştır. Tutanakta belirtilen ihzarat malzemelerinden inşaatta kullanılıp hakedişe girmeyen malzemelerin davacı yüklenici şirkete ait olduğu tartışmasızdır. Bu konuda değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulması gerekirken, ihzarat malzeme bedeli isteminin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak inşaatta kullanılmayan ve hakedişe girmeyen tutanakta yazılı ihzarat malzemesinin bedelleri belirlenerek bu bedellerin de davalı kooperatiften, istek miktarı gözetilerek tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/378, K. 2010/445, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama