KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/4069 E., 2010/5923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... İnş.Taah. İşleri vekili Avukat ... .... Diğer davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, fazla ödemenin istirdadı istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...’nin tüm, diğer davalı ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... vekili davacı kurum ile aralarında akdî ilişki bulunmadığını belirterek, müvekkili yönünden davanın bu nedenle reddini istemiştir. Eser sözleşmesi ilişkisi davacı kurum ile davalı ... arasındadır. Davacı kurum ile ... arasında yapılmış bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu yönüyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Ancak sözkonusu iş nedeniyle Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldığı, bu davanın 2008/103 Esasında kayıtlı olduğu ve halen derdest bulunduğu, davalı ...’in de bu dosyada sanık olarak yargılandığı anlaşılmaktadır.
Ceza Mahkemesince verilebilecek mahkumiyet kararı maddi olaylar yönünden Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğundan, davalı ...’in de yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın sonucunun ve kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan, davacıyla davalı ... arasında akdî ilişki bulunduğu kabul edilerek, yazılı şekilde ...’den de tahsil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davacı ile davalı ... arasında akdî ilişki bulunmadığı, davalı ...’in ancak ceza dosyasında cezalandırılması sonucu sorumlu olabileceği dikkate alınarak, ceza davasının sonuçlanmasının ve kararının kesinleşmesinin beklenmesinden, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulmasından ibarettir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/4069, K. 2010/5923, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama