KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2009/5392 E., 2011/530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat ...geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, sözleşmelerin feshi, tapu iptâl tescil, cezai şart ve gecikme tazminatlarının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili olarak feshine, yüklenici şirket adına devredilen tapu paylarının iptâli ile arsa sahipleri adına tesciline, cezai şart ve gecikme tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici şirketin tüm, davacı arsa sahiplerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacılar vekili 28.09.2007 günlü oturumda cezai şart ve gecikme tazminatı istemlerini atiye terk ettiklerini açıklamıştır. Hazır bulunan davalı şirket vekili de atiye terk beyanına itirazları olmadığını bildirmiştir. Mahkemece bu beyanlar dikkate alınmaksızın sözleşmelerin geriye etkili olarak fesh edilmiş olması nedeniyle cezai şart ve gecikme tazminatına ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili olarak feshine karar verildiğinden ve sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığından, arsa sahipleri ancak menfi zararlarının tahsilini isteyebilirler. Dava konusu yapılan cezai şart ve gecikme tazminatı müspet zarar kapsamında olduğundan mahkemenin bu istemlerin reddine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak davalılar vekili 28.09.2007 tarihli oturumda bu istemlerini atiye terk ettiğini bildirdiğinden ve atiye terk beyanına karşı davalı şirket vekili de bir itirazda bulunmadığından, öncelikle bu beyanın değerlendirilip gecikme tazminatı ve cezai şart istemleri yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken, ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/5392, K. 2011/530, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama