KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/7241 E., 2010/1108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici, hakedişinden haksız yere kesilen bedelin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesine dayalıdır. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklara faiz yürütülebilmesi için ya taraflarca kararlaştırılmış borcun ödeneceği kesin bir vadenin bulunması, ya da borçlunun alacaklı tarafça BK’nın 101. maddesine uygun şekilde temerrüde düşürülmesi zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta yanlar arasında dava konusu alacağın ödeneceği kesin bir vade kararlaştırılmadığı gibi dosyada davalı-borçlunun dava tarihinden önce BK’nın 101. maddesine uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünü gösteren herhangi bir kanıt da bulunmamaktadır.
Bu itibarla mahkemece hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, HUMK’nın 388 ve 389. maddelerine de aykırı olacak surette başlangıç günü gösterilmeksizin ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş ve bundan başka davalı harçtan muaf olmadığı halde harçla sorumlu tutulmaması da doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiş ise de düşülen bu hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/7241, K. 2010/1108, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama