KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/738 E., 2010/563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar ...i ile ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ve bir kısım davalılarca temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı ... adına Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesine göre tebligat evrakına hazır olan komşunun imzasının alınması zorunludur. İlgiliye haber vermesi için durum kendisine bildirilen komşunun tebligat evrakına imzasının alınmaması tebligatı geçersiz kılar.
Somut olayda hazır olduğu yazılan komşunun tebligat belgesine imzasının alınmaması nedeniyle davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığı kabul edilemez. Davalı, dava dilekçesinin kendisine tebliği ile hakkında dava açıldığını öğrenir. Bunun üzerine Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını kullanabilir. Çünkü davalı meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde kendisini savunma hakkına sahiptir (Anayasa m.36). HUMK’nın 73. maddesi hükmü uyarınca da, taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Taraf teşkili dava şartlarındandır. Bu sebeple mahkemece dava dilekçesinin Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine uygun şekilde davalı Ayten Kocabıyık’a tebliğ
edilmesi gerekir. Nevar ki, davalı Ayten’in yargılama sırasında vefat ettiği mirasçıları vekilince temyiz dilekçesinde bildirildiğinden, bu davalının veraset ilâmı çıkarttırılıp mirasçılarının davaya dahil edilmesi, savunmalarını yapabilmeleri için olanak sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde uyuşmazlığın esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/738, K. 2010/563, 5 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama