KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/3500 E., 2010/5477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici şirket icra takibinde 717,11 TL işlemiş faiz isteminde bulunmuş, bunun 709,10 TL'si mahkemece kabul edilmiştir. Bilirkişi raporundan mahkemece karar altına alınan 709,10 TL işlemiş faizin fatura tarihi ile icra takip tarihi arasındaki süreye ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davaya dayanak yapılan faturada ödeme istemi bulunmadığından, fatura davalı iş sahibini temerrüde düşürücü belge olarak kabul edilemez.
Davacı yüklenici şirket icra takibinin başlatılmasından önce davalı iş sahibini ödeme ister ve miktar belirtir bir yazı veya ihtarname göndermek suretiyle temerrüde de düşürmemiştir. Bu durumda davalı iş sahibi icra takibinin başlatılmasıyla temerrüde düştüğüne göre, davacı yüklenici şirketin işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu doğrultusunda bu istemin de kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/3500, K. 2010/5477, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama