KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/464 E., 2010/764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında işin kapsamı, bedeli ve diğer teknik şartlarını belirleyen yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı yanca akdî ilişkinin varlığı inkâr edilmiş ise de; gelen tapu kaydına göre, onarım işlerinin yapıldığı villada davalının intifa hakkının bulunması, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ... ile akdî ilişki olduğu şeklinde ifade edilmiş olsa dahi davacının drenaj işini yaptığının kabul edilmiş olması ve ... Ankara Yeşiltepe Şubesinin 15.05.2008 tarihli dekontuyla davacıya 5.000,00 TL para havale edilmiş olup, bu dekonttaki açıklamalar bölümünde (... kır evleri drenaj bedeli (OTM-43/A) havale gönderildi) şeklindeki açıklama karşısında taraflar arasında akdî ilişkinin sözlü olarak kurulduğunun kabulü zorunludur.
Bu durumda mahkemece yanlar arasında akdî ilişkinin varlığı kabul edilerek kapsamı ve yapıldığı yılın dinlenecek tanık beyanları ile ve taraflar HUMK’nın 75 ve 230. maddeleri gereğince isticvap edilip belirlendikten sonra, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yaptırılıp davacının gerçekleştirdiği imalâtın BK’nın 366. maddesi gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre tespit ettirilerek, kanıtlanan ödemeler düşürüldükten sonra kalan miktar üzerinden davanın kabulü gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu davanın husumetten reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan dava dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle delil listesinde de açıkca yemin deliline dayanıldığından davacıya yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılmamış olması ve dava husumet sebebiyle reddedildiğinden tarifenin 7/II. ile II. kısım 2. bölümüne
göre davacının maktu yerine nispi vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması da kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı bulunulmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/464, K. 2010/764, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama