KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/477 E., 2010/2364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, fazla ödemenin istirdadı istemiyle açılmış, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki fazla ödeme bulunmadığı görüşü doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı yüklenici tarafından yapımı taahhüd edilen ... Derslikli İlköğretim Okulu İnşaatında yapılmayan bir kısım imalâtın yapılmış gibi, yapılanların da yapılandan fazla gösterilmek suretiyle oluşan idare zararından kaynaklanmaktadır. Mahkemece kazı, plankote ataşmanları gibi belgelerin gerçek olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılmadığı ileri sürülen inşaatın davacı iş sahibi tarafından kanıtlanması görüşüne dayanılmıştır.
Oysa eser sözleşmesinde yüklenici işin yapıldığını kanıtlamak zorundadır. Özellikle Devlet İhale Kanunu'na tâbi sözleşmelerde ise yapılan imalâtın taraflarca imzalanan ataşman, plankote, kazı tutanakları vs. belgeler mahallinde keşif yapılmak suretiyle fiili imalât ile karşılaştırılıp eksik bırakılan imalât olup olmadığı, hakedişlerde fazla imalât gösterilip gösterilmediği denetlenmelidir.
Bu nedenle mahkemece masrafı davacıdan alınarak mahallinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp ve gerektiğinde zeminin muhtelif yerlerinde kazılar yapılıp ve bu konuda açılıp sonuçlandığı ancak kesinleşmediği anlaşılan ceza davasında alınan bilirkişi raporlarındaki görüşler de değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde karar oluşturulmalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/477, K. 2010/2364, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama