KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/520 E., 2010/2160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 6183 sayılı Yasanın 79/IV. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-6183 sayılı Yasanın 79/III. maddesi uyarınca alacaklı kamu idaresi tarafından kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişi, aynı bentte gösterilen nedenlere dayanarak haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak itiraz edebilir.
Aynı maddenin IV. bendine göre de herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir.
Somut uyuşmazlıkta da davacı üçüncü kişiye, alacaklı Vergi Dairesi tarafından gönderilen haciz bildirisi 04.09.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davacı üçüncü kişi Yasada öngörülen yedi günlük sürede haciz bildirisine karşı itirazlarını bildirmemiş, daha sonra eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Şu halde davacı her ne kadar Yasanın öngördüğü yöntem dahilinde kamu borçlusuna karşı borcu olmadığını kanıtlamış ise de, davanın açılmasına kendisi sebep olmuştur.
Yasal sürede haciz bildirisine itiraz etmeyerek bu davanın açılmasına neden olması nedeniyle de davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde karar oluşturulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Nevar ki, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/520, K. 2010/2160, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama