KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/5922 E., 2011/5206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı 16.05.2003 tarihli asansör yapım sözleşmesi uyarınca davalının 16.06.2003 tarihinde asansörü eksiksiz ve ruhsatı alınmış şekilde teslim edecek iken 25.05.2007 tarihinde geç teslim ettiğini ileri sürerek arada geçen 1439 gün için günlük 30,00 TL'den hesaplanan 43.170,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde kararlaştırılan günlük tazminat BK'nın 158/II maddesinde ifadesini bulan ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Cezanın talep edilebilmesi eserin, yani asansörün ihtirazi kayıt ileri sürülerek teslim alınmasına bağlıdır. Oysa dosyada mevcut 25.05.2007 tarihli belge ile asansörün teslim edildiği ve dava tarihine kadar geçen sürede kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı iş sahibi teslimden sonra cezai şart isteme hakkını saklı tuttuğuna dair bir belge sunamamıştır. 25.05.2007 tarihli belge ise asansörün ruhsatının alınması ve asansörle ilgili ortaya çıkabilecek sorunların giderileceği yönünde bir taahhütten ibarettir. Davacı iş sahibi bu taahhüt nedeni ile asansörün eksik ve ayıplı yapılıp ve ruhsat alımı için gerekli masrafları kuşkusuz davalıdan isteyebilecektir.
Ancak eldeki dava cezai şartın tahsiline ilişkin olduğundan ve yapılan eser ihtirazi kayıtsız teslim alınmış olup kullanıldığından davacı iş sahibinin ceza isteme hakkı düşmüştür.
Bu nedenle mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek kabulü yolunda hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2010/5922, K. 2011/5206, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama