KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2011/2429 E., 2011/3409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İİK'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve davacı yararına %40 oranında icra-inkâr tazminatına hükmedilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İtirazın iptâli davasında icra takip alacaklısı davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK'nın 67. maddesi hükmünde öngörülen tüm yasal koşulların birlikte gerçekleşmiş olması ve bu kapsamda davası kabul edilen takip konusu alacağın, takip borçlusu davalı tarafından belirlenebilir yani likid olması zorunludur. Somut olayda ise; davası kabul edilen takip konusu alacak, Türk Ticaret Kanunu'nun 82 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince tarafların ticari defterlerinin bilirkişi aracılığıyla incelenmesi sonucu belirlenmiştir. Bu durumda; alacağın, davalı yanca belirlenebilir olduğundan sözedilemez. Bu yasal nedenle, mahkemece, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, icra takip talepnamesinde takip konusu asıl alacağa %27'den az olmamak üzere temerrüt faizi uygulanması istenmiş olmasına göre mahkemece, icra takip tarihinden itibaren geçerli olmak ve değişen oranlar da gözetilmek suretiyle asıl alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, kararın infazında tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekir ise de; mahkemece düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/2429, K. 2011/3409, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama