KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2011/3182 E., 2011/5048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı ...Yapı San.Tic.Ltd.Şti. temsilcisi ... ile davalı vekili Avukat ... geldi, davacı ... vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı temsilcisi ile davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı hakediş bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle işlemiş faiz alacağının tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, ödemenin süresinde yapıldığını, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2 maddesinde, hakedişlerin idarece onaylandıktan sonra 30 gün içinde tahakkuka bağlanarak 15 gün içinde ödeneceği kabul edilmiştir. Dava konusu 5 nolu hakediş, idarece 24.08.2006 tarihinde onanmış olduğundan sözleşmedeki tahakkuk ve ödeme süresi gözetildiğinde idarenin 04.10.2009 tarihinde yaptığı ödemenin süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı 11.09.2006 tarihli ihtarname ile ödeme isteminde bulunmuş ise de henüz muaccel bulunmayan alacak nedeniyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, mahkemenin ihtarnameyi esas alarak temerrüt faizi hesabı sözleşmenin bu hükmüne ve yasaya aykırıdır (BK.101/I.md.). O halde mahkemece yapılması gereken iş, davalının temerrüde düşmediği, süresinde ödeme yaptığı gözetilerek davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/3182, K. 2011/5048, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama