KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2011/5231 E., 2012/6369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat...geldi. Diğer davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, gecikme tazminatının tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların itirazları üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının da içerisinde bulunduğu arsa sahipleri yüklenicilere gönderdikleri...11. Noterliği'nin 21.01.2004 tarih 1671 yevmiye numaralı ihtarnamesinde 64.800 USD gecikme tazminatının iki iş günü içerisinde ödenmesini istemişlerdir. Bu ihtarnamenin davalılara 23.01.2004 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebliğ tarihine iki iş günü eklendiğinde davalıların 28.01.2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılmaktadır. Bu durumda karar altına alınan asıl alacak miktarına 28.01.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için borçluların icra takibine itirazlarında haksız olmaları gerekir. Somut olayda davalıların gecikme süresine ilişkin savunmaları nedeniyle yargılama yapılarak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca varıldığına göre davalı borçlular icra takibine itirazlarında haksız sayılamazlar. Bu nedenle şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönden de tahsil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/5231, K. 2012/6369, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama