KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2011/5826 E., 2012/1075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, davacı ... sahibince açılan yapım işine ait ihalenin davalı şirket üzerinde kalmasına rağmen sözleşme yapılmaması yüzünden davacı ... sahibinin uğradığı zararın bir kısmının daha önce açılan davada belirlenip karara bağlandığı ileri sürülerek kalan kısmın tahsili istemiyle 06.04.2010 tarihinde açılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, mahkemece uzatılan cevap süresi içerisinde alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ve davacı da zamanaşımı def'inin süresinde yapılmadığına dair bir iddia da bulunmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür sözleşmelerden doğan alacak istemleri BK'nın 126/IV. maddesi uyarınca beş senelik zamanaşımı süresine tâbidir.
Her ne kadar bu davadan önce 17.05.2004 tarihinde aynı konuda fazla haklar saklı tutularak dava açılmış ise de ilk davada fazla hakların saklı tutulmuş olması kalan alacak talepleri açısından zamanaşımını kesmeyeceğinden ve olayda başkaca zamanaşımını kateden veya tatileden sebepler iddia edilip delillendirilmediğinden bu davaya konu edilen alacağın ilk davanın açıldığı tarih ile eldeki davanın açıldığı tarihler dikkate alındığında zamanaşımına uğradığı kabul edilmelidir.
Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/5826, K. 2012/1075, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama