KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2011/6518 E., 2012/1801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı, eksik iş bedeli ve davacıya ait bağımsız bölümünün suyunun kesilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ıslahla arttırılan miktar da dikkate alınarak maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, verilen kararın şirket yönünden onanması gerekmiştir.
2-Davalı ...'nun temyiz itirazlarına gelince; bu davalı, davanın dayanağı olan 23.12.2002 gün 23389 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi içerikli daire karşılığı inşaat yapım sözleşmesini davalı yüklenici şirketi temsilen imzalamıştır. Sözleşme ya da başka bir belgeyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ya da yüklenicinin edimini garanti-taahhüt eden sıfatıyla yüklenici şirket lehine taahhütte bulunduğuna dair bir belge ve hatta bu yönde davacının iddiası dahi bulunmamaktadır. Sözleşmeden doğan davalarda husumetin sözleşmenin tarafı olan şahıs ya da şirkete ya da onun halefleriyle müşterek-müteselsil borçlu ile başkasının fiilini taahhüt edene yöneltilmesi gerekir.
Bu durumda davalı ...'nun taraf sıfatı bulunmadığından hakkında açılan davanın bu sebeple reddine karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme sonucu bu davalının da sorumlu tutulacak şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/6518, K. 2012/1801, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama