KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2011/6787 E., 2012/2365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 1543 nolu parsel üzerinde inşaat yapımı konusunda imzalanan 26.01.1994 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı arsa sahipleri asıl ve ıslah yoluyla arttırılan davalarda 60 adet dairenin 26.09.1997'de teslimi gerekirken, teslim edilmediğini ileri sürerek gecikme tazminatının tahsilini istemişler, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükmedilen alacağa dönem sonlarından itibaren faiz yürütüldüğü gibi ıslah yoluyla arttırılan ve mahkemece kabul edilen miktara da faiz uygulanmıştır. Oysa yanlar arasında imzalanan sözleşmede, teslimin gecikmesi halinde gecikme tazminatına dönem sonundan itibaren faiz yürütüleceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi ıslah dilekçesiyle istenen miktara da faiz yürütülmesinin talep edilmediği görülmektedir.
Bu durumda asıl davada hükmedilen alacağa dava tarihinden, ıslah ile istenen miktara ise faiz yürütülmeden karar verilmesi gerekirken aksine hüküm tesisi doğru olmamış, mahkemece düşülen bu hata nedeniyle kararın bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2011/6787, K. 2012/2365, 10 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama