KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/3414 E., 2012/6937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl ve birleşen dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, eksik imalât ile gecikme tazminatının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış; davalı reddini savunmuş, mahkemece asıl ve birleşen davanın ıslah olunan miktarları da gözetilerek kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davanın davacılarının tüm, birleşen davanın davacısı ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Birleşen davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davacılara verilmesi kararlaştırılan B Blok 13 nolu bağımsız bölümün 15.05.2002 tarihinde dava dışı ...'e satıldığı ancak taahhüt edilen tarihte teslim edilemediğinden, açılan dava sonucu 2.000,00 TL cezai şartın tahsiline karar verildiği belirtilerek yargılama giderleriyle birlikte gecikmede kusurlu bulunan davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Eldeki davada sözü edilen bağımsız bölüm için, 15.05.2002 satış tarihine kadar gecikme tazminatına hükmedilmiştir. Ek sözleşmeyle verilen süreye göre inşaatın 02.03.2001 tarihinde tamamlanması gerekmektedir. Bu tarihte teslimin yapılamadığı kabul edildiğine göre, arsa
sahibi davacı da satış yaptığı 3. kişiye teslim taahhüdünü yerine getirememiştir. Bu nedenle davalının kusurlu eylemi sonucu cezai şart ödemek durumunda kaldığından ödenen cezai şarttan davalının sorumlu olduğu açıktır. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan istemin yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın birleşen davanın davacısı ... lehine bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de davanın ıslah olunan miktara göre 73,989,00 TL üzerinden açıldığı, 49.157,76 TL'lik kısmının kabul edilerek fazla istemin reddine karar verildiği, reddedilen miktar üzerinden 2.883,42 TL vekâlet ücreti yerine fazlaya hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
3-Davalının sair temyiz itirazlarına gelince;
Asıl ve birleşen davada istem ıslah olunarak arttırıldığı ve davadan önce temerrüdün varlığı da kanıtlanamadığı halde, dava ve ıslah tarihleri gözetilmeksizin, hüküm altına alınan miktarın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/3414, K. 2012/6937, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama