KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/4200 E., 2013/3237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, hüküm altına alınan asıl alacağın %40’ı oranında belirlenen icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca takibe itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Alacak likid değilse, borçlunun takibe itirazında haksızlığından söz edilemez. Somut olayda taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, yapılan işin metrajı ve bu anlamda iş bedeli ihtilâflıdır. Davacının hakettiği iş bedeli, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Alacağın likid olduğundan, dolayısıyla borçlunun takibe itirazında haksızlığından söz edilemez. Bu durumda mahkemece şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Diğer taraftan; mahkemece dava, 4.834,28 TL yönünden kabul edilmiş, bakiye 6.430,53 TL yönünden reddedilmiştir. Bu nedenle, bakiye karar harcının kabul edilen miktar esas alınarak belirlenmesi gerektiği gibi taraflar yararına vekâlet ücretlerinin kabul ve reddedilen miktarlar esas alınarak belirlenmesi gerekir. Ayrıca, davanın kabul edilen kısmı % 42,91 olup, yargılama giderlerinin ancak bu oranda davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile vekâlet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin yazılı şekilde hüküm altına alınması da doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/4200, K. 2013/3237, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama