KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2012/694 E., 2012/5040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davada yanlar arasında ... 7. Noterliği'nce düzenlenen 07.01.2005 tarih 594 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenici temerrüdü nedeniyle feshi ve menfi zararların tahsili istenmiş, mahkemece dava kısmen kabul edilerek sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenlerle feshedildiğinin tespitine ve 8.705,80 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki sözleşmede işin süresi temel atma tarihinden itibaren 36 ay olarak kararlaştırılmıştır. Dava sözleşme tarihinden 5,5 yıl sonra açılmış, 13.07.2011 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda inşaat ruhsatının alınmadığı ve arsanın halen boş olup inşaata başlanmadığı belirtilmiştir. Bu tespitlere göre mahkemenin yüklenici temerrüdünün gerçekleştiğine ve temerrüt nedeniyle fesih koşullarının oluştuğuna dair tespiti yerindedir.
Ne var ki dava dilekçesinde sözleşmenin feshi talep edildiği halde, mahkemece sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenlerle feshedilmiş olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kat karşılığı inşaaat sözleşmeleri mülkiyeti nakil borcu doğurduğundan fesih ya taraf iradelerinin fesih konusunda birleşmesiyle, ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir.
Dava öncesi tarafların fesih konusunda iradeleri birleşmediğinden ve rızai fesih gerçekleşmediğinden mahkemece sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesi gerekirken sanki dava öncesi rızai fesih gerçekleşmiş gibi tespit hükmü oluşturulması doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/694, K. 2012/5040, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama