KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/2093 E., 2013/7127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2013
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... .... ile davalılar ...-.....Şti. ...-A..... Tic. A.Ş arasındaki davadan dolayı ..... .... Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 09.....2011 gün ve 2010/445-2011/432 sayılı hükmü bozan Dairemizin 29.01.2013 gün ve 2012/3322-2013/461 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yürütülen icra takibine karşı yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma kararına karşı bu kez davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararı, Dairemizin 29.01.2013 gün 2012/3322 Esas 2013/461 Karar sayılı ilamıyla; ....04.2010 günlü "Tip Taşeron Sözleşmesi" nin taşeron sıfatıyla ......Nakliye İşletmesi ile ......Hafriyat Nakliyat Firması'ndan oluşan adî ortaklık tarafından imzalanmasına karşın, icra takibinin ve davanın adî ortaklardan birisi tarafından yürütüldüğü, adî ortakların tek başına icra takibi yapamayacakları ve dava açamayacakları, bu nedenle açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Gerçekten de; adî ortakların tüzel kişilikleri bulunmadığı için icra takibinin tüm ortaklarca yapılması, davanın tüm ortaklar tarafından açılması, adi ortaklık aleyhine açılan davaların da tüm ortaklara karşı açılması gerekmektedir. Ancak, adî ortaklar payını davacıya devreder yada davanın açılmasına muvafakat ederlerse bu ortak tarafından tek başına icra takibi yapılabilir ve dava açılabilir. Nitekim; ... ....
Noterliği’nde düzenlenen ....06.2011 gün ve 16229 yevmiye numaralı muvafakatname ile; adî ortaklardan .........'in, açılmış olan davayı devam ettirmesi, adî ortaklığı temsil etmesi yönünde davacıya muvafakatname verdiği, bu suretle taraf teşkilinin sağlandığı bu kez yapılan incelemeyle anlaşılmış olmakla, bozma kararının zuhulen verildiği sonucuna varılarak kaldırılması gerekmiştir.
Ne var ki, mahkemece, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir. İİK 67/II. maddesi uyarınca borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Oysa ki, dava konusu alacağın miktarı bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup, likid değildir. Bu nedenle icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü yolunda hüküm kurulması; ayrıca, davacı icra takibinde takip tarihinden itibaren yıllık %... faiz uygulanmasını talep etmiş olup, bu oran yasal faize
tekabül ettiğinden, hüküm altına alınan alacağa yıllık %...'u geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken istem aşılmak suretiyle alacağa ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiş olması da doğru değildir. Ancak değinilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın geçici .... maddesinin yollamasıyla mülga 1086 Sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekirse de bozulması isabetli olmamıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/2093, K. 2013/7127, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama