KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/2675 E., 2014/2035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 80.000,00 TL alacağın hakediş tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. 27.07.2012 günlü ıslah dilekçesi ile talep 6.000,00 TL artırılarak toplam 86.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne, 86.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava açılması, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden temerrüt oluşturmaz. Bu nedenle temerrüdün davada talep edilen 80.000,00 TL yönünden davanın açıldığı 26.08.2010, ıslahla artırılan 6.000,00 TL yönünden ise ıslah harcının yatırıldığı 23.07.2012 tarihlerinde oluştuğunun kabulü gerekir.
Mahkemece temerrüt tarihleri gözetilerek hüküm altına alınan miktarın 80.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 6.000,00 TL'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, bir ayrım yapılmadan alacağın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla mülga 1086 Sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/2675, K. 2014/2035, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama