KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/3059 E., 2014/2583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davada teslim alınan kalıpların eksik ve ayıplı olduğu iddia edilerek 11.016,00 TL fazla ödenen bedel ve 15.390,00 TL nefaset bedeli olmak üzere toplam 26.406,00 TL alacağın tahsili istenmiş, mahkemece dava kısmen kabul edilerek 559,07 TL fazla ödemenin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili cevap dilekçesinde, ekte sunulan Ek-6 nolu cari hesap ekstresine göre müvekkilinin davacı şirkete 679,72 TL borcu bulunduğunu ikrar ve kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 187/2. maddesine göre ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Aynı Kanun'un 188. maddesinin (1) nolu bendine göre, tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.
(2) nolu bendine göre de, maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez. Aynı Kanun'un 308/1 maddesine göre kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. 311/1. maddesine göre de kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Değinilen bu hükümlere göre ikrar ve kabul edilen miktardan daha aza hüküm verilemez.
Somut olayda, dava konusu alacağın 679,72 TL'lik kısmı davalı vekilince ikrar ve kabul edilmiş, ancak 02.11.2012 günlü bilirkişi kurulu raporu ile davacının alacaklı olduğu miktar kabul edilenin altında 559,07 TL olarak saptanmıştır. Davalı taraf kısmi kabul beyanıyla
bağlı olup daha aza hükmedilemez. Bu durumda mahkemece davalının kısmî kabul beyanı dikkate alınarak 679,72 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalının kısmi kabulü gözardı edilerek bilirkişilerce daha az olarak belirlenen tutara hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince kararın alacak miktarı, harçlar, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/3059, K. 2014/2583, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama