KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/3840 E., 2013/5778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi tayini istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1967 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptâli ile takibin 573,00 TL asıl alacak ve işlemiş yasal faiz üzerinden devamına, asıl alacak 573,00 TL üzerinden %40 oranında icra inkâr gideriminin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı yüklenici, davalı iş sahibi ...'ye ait evin mutfak dolabının yapım işini üstlenmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak akdî ilişkinin varlığı her iki tarafın kabulü dahilindedir. Davacı yüklenici edimini ifa etmiştir. Davalı iş sahibince iş bedeli ödenmediğinden yüklenici ...
2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1967 Esas sayılı dosyasında davalı hakkında icra takibi yaparak fatura bedeli 1.770,00 TL asıl alacak, ihtar gideri 114,20 TL, işlemiş faiz 244,27 TL olmak üzere toplam 2.128,47 TL'nin tahsili için icra takibi yapmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istenmiştir.
Yapılan yargılama sürecinde icra dosyası getirilerek tarafların göstermiş olduğu kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde tatbiki keşif yapılarak uygulama uzman bilirkişi vasıtasıyla sağlanmıştır. Düzenlenen raporda, iş bedeli işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre 1.300,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı iş sahibince .... ...
Şubesinden gönderilen havale ile 377,00 TL, dava açıldıktan sonra 17.10.2011 tarihli makbuz karşılığında 350,00 TL olmak üzere toplam 727,00 TL ödeme yapıldığı, geride 573,00 TL davacı alacağı kaldığı açıklık kazanmıştır. Yerel mahkemece de belirlenen bu bedele hükmedilmiştir. Mahkemenin bu kabul şeklinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak hükmedilen bedel üzerinden alınması
gereken 34,03 TL karar harcından peşin ödenen 21,05 TL karar harcının mahsubundan sonra bakiye kalan 12,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verildiği halde, peşin ödenen miktar yönünden davacı yararına hüküm kurulmaması isabetli olmamıştır.
Diğer yönden davacı 2 davetiye gideri 12,00 TL, ihtarname gideri 114,20 TL, keşif masrafı 148,55 TL, bilirkişi masrafı 200,00 TL olmak üzere toplam 474,75 TL masraf yaptığı, bu masrafın 1086 Sayılı HUMK'nın 417 ve HMK'nın 326. maddeleri uyarınca davada talep edilen miktara göre kabul ve reddedilen kısımlar gözetilerek buna göre oran kurulup davacının sarf ettiği giderler hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken bu hususların dikkate alınmaması da doğru olmamıştır.
Mahkemece hüküm altına alınan 573,00 TL ve dava açıldıktan sonra ödenen 350,00 TL nazara alındığında davacının haklı olduğu miktar 923,00 TL'ye ulaşmaktadır. Bu bedele göre davacı yararına masraflardan hükmedilmesi gereken miktar 205,92 TL olmalıdır.
Mahkemece açıklanan olgular gözden kaçırılarak sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/3840, K. 2013/5778, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama