KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/4072 E., 2014/3776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Siirt 2. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 14.02.2013
- Numarası
- 2012/42-2013/80
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı davalılar B.. K.., A.. Ö.., Kuzu Toplu Konut İnş. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiş davalı K. Toplu Konut İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat A. Ö. ile davalı K.Toplu Konut İnş. Ltd. Şti. vekili Avukat N. T. geldi. Davalı B.. K.. vekili ile davalı A. Ö.vekili ve diğer davalı asıl C.. S.. gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl ve birleşen dava, üçüncü kişiye ödenen maddi ve manevi tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalılardan B.. K.., A.. Ö.. ve K. Toplu Konut İnşaat Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiştir.
Birleşen davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesinde, Kanun'un gösterdiği istisnalar haricinde hakimin her iki tarafı iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için usulüne uygun davet etmedikçe hükmünü veremeyeceği, karar tarihinde yürürlükte bulunan “Hukuki Dinlenme Hakkı” başlığını taşıyan 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak; a)Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b)Açıklama ve ispat hakkını, c)Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmü bulunmaktadır. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkı; davalının, usulüne uygun olarak duruşmalara davet edilmesini zorunlu kılar.
Bir başka deyişle; mahkeme, davalıyı, savunma hakkı tanımak için usulüne uygun davet etmedikçe yargılamaya devam edip hükmünü veremez. Davalıya, savunma hakkını kullanma imkanı verilmesi, davalıya, usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ile olur. Usulüne uygun tebligatın amacı, davalıya savunma hakkının sağlanmasıdır.
Somut olayda; birleşen Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/811 Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesi ve birleştirme kararının davalı K. Toplu Konut İnşaat Ltd. Şti.'ne tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davalının savunma hakkının açıkça kısıtlanarak, adil yargılanma hakkını ortadan kaldıracak şekilde HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına imkan sağlanmaksızın uyuşmazlığın sonuçlandırılması doğru değildir.
Taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile resen gözönünde bulundurulur. Mahkemece yapılacak iş, birleşen Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/811 Esas sayılı dava dosyasındaki dava dilekçesinin ve 01.10.2010 tarih ve 2010/811 Esas-2010/857 Karar sayılı birleştirme kararının davalı K. Toplu Konut İnşaat Ltd.
Şti.'ne tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, göstermesi halinde davalı delillerinin toplanması, oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/4072, K. 2014/3776, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama