KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/5886 E., 2014/1581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, fazla ödenen iş bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş sahibi dava dilekçesinde 22.923,78 TL fazla ödenen bedelin tahsilini talep etmiş, 04/02/2010 tarihli dilekçesinde 10.725,00 TL'lik talebinden vazgeçmiş, 08.09.2011 havale tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini 1.274,61 TL arttırarak toplam alacak istemini 24.198,39 TL olarak belirlemiştir.
Mahkemece "Davacı tarafından davalı hakkında açılan davanın 10.725,00 TL'lik kısmından vazgeçilmesi nedeniyle bu kısma ilişkin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; vazgeçilen 10.725,00 TL'lik asıl alacağın 1.354,00 TL'lik kısmının ödeme tarihi olan 20.08.2001 tarihi ile teminatın gelir kaydedildiği 09.12.2009 tarihi, 9.371,00 TL'lik kısmının ödeme tarihi olan 20.08.2001 ile teminatın gelir kaydedildiği 21.07.2009 tarihleri arasında işleyecek yasal faizlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine.
13.473,39 TL'nin ödeme tarihi olan 20.08.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür.
Somut olaya uygulanması gereken dava ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Davacı iş sahibi İdarenin davalı yükleniciden tespit ettikleri 22.923,78 TL fazla ödemenin yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi talebini içeren ... 6. Noterliği'nin 07.06.2007 günlü 03870 yevmiye nolu ihtarnamesi yükleniciye tebliğ edilemediğinden, temerrüdün davanın açıldığı 22.06.2009 tarihi ve ıslahla arttırılan kısım için de 08.09.2011 ıslah tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece davacı iş sahibinin fazla ödemeyle ilgili davadan önce yükleniciye gönderdiği ihtarname tebliğ edilemediğinden; temerrüt, dava tarihi ve ıslahla arttırılan 1.274,61 TL'lik kısım için ıslah tarihinde gerçekleştiğinden; istirdadına karar verilen 13.473,39 TL'nin 12.198,78 TL'sine dava tarihinden, kalan 1.274,61 TL'sine 08.09.2011 ıslah tarihinden faiz yürütülmesi; davadan sonra ödenen ve davacının vazgeçtiği 10.725,00 TL'lik kısımla ilgili de dava tarihinden teminatların gelir kaydedildiği tarihlere kadar işleyecek faizlerin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken;
ödeme tarihinin faize başlangıç alınarak hüküm tesisi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/5886, K. 2014/1581, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama