KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/6268 E., 2014/5292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-birleşen dosyalar davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, yüklenici tarafından açılan asıl davada iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili, yüklenici tarafından açılan ve eldeki dava ile birleştirilen 2010/429, 2010/427 ve 2011/173 Esas sayılı davalarda ise eksik ve kusurlu işler bedeli, gecikme tazminatı, manevi tazminat alacaklarının tahsili istenmiş, mahkemece asıl davanın ve birleşen 2010/429 Esaslı davanın kısmen kabulüne, diğer davaların reddine dair verilen karar, davalı ve karşı davacı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı karşı davacı iş sahibi vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece asıl davada %40 oranında 7.270,08 TL icra inkâr tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmiştir. İİK'nın 67/II. maddesine göre icra takibine itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Alacak likid değilse varlığı ve miktarı ihtilâflı olup yargılama yapılmasını ve bilirkişiden rapor alınmasını gerektiriyorsa borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edilemez. Somut olayda davacı yüklencinin hakettiği iş bedeli bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş, takip talebinde 59.656,11 TL olarak talep edilen alacak bilirkişilerce 18.175,19 TL olarak
saptanmış ve bu miktar hüküm altına alınmıştır. Alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden ve talep edilenden daha aza hükmedildiğinden alacağın likit olduğu ve borçlunun itirazında haksız bulunduğu kabul edilemez. Mahkemece koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken aksi düşünceyle istemin kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/6268, K. 2014/5292, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama