KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2013/822 E., 2014/1296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, hakedişten haksız yapılan kesintinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı kesintinin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı vekili davasında haksız kesinti yapıldığını belirterek 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş daha sonra ıslah yoluyla alacak miktarı arttırılarak toplam 604.004,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep edilmiştir.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi ve karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesine göre; borçlunun dava ve ıslah tarihinden önceki günler için işlemiş faizden sorumlu tutulabilmesi için alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla borçlunun temerrüde düşürülmüş ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması zorunludur.
Dava tarihinden önce davacı tarafından davalıyı temerrüde düşürür nitelikte ihtar ya da yazı gönderilmediğinden ve kesin vade de olmadığından davalının, dava dilekçesinde istenen 10.000,00 TL için dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi, ıslahla arttırılan miktar için ise ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, hüküm altına alınan alacağın tamamı için dava tarihinden önceki hakediş tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/822, K. 2014/1296, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama