KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/1586 E., 2014/3002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Karamürsel Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 17.01.2014
- Numarası
- 2013/88-2014/17
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı şirket temsilcisi Mustafa Konuş tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl olan yargılamanın sonlandırıldığı duruşmada tutanağa yazdırılıp taraflara tefhim edilen kısa karardır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun10.04.1992 gün 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilâmında kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın sadece bu nedenle bozulması gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda 17.01.2014 tarihli kısa kararda davanın kabulü ile itirazın iptâli ve takibin devamına karar verildiği halde gerekçeli kararda davanın kısmen kabulüne ve takibin 984,00 Euro üzerinden devamına hükmedilmiş olup, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.
Bu durumda anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebilmesini teminen hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/1586, K. 2014/3002, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama