KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/192 E., 2014/6188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan zararın müteselsil sorumlu olan davalıdan rücuen tahsili talebinden ibarettir. Davacı kooperatif iş sahibi, davalı şirket ise yüklenicidir. Davacı kooperatif vekili; davalı şirket işçilerinden Hasan Akbaş'ın 07.07.2000 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle ...
1. İş Mahkemesi'nin 2004/1610 Esas sayılı dosyası ile açtığı maddi ve manevi tazminat davası sonucunda lehine tazminata hükmedildiğini ve ilâmlı icra takibi sonucunda borcun tamamı olan 287.943,50 TL ödeme yaptıklarını, kusur oranına göre davalı şirkete düşen miktarın tahsili için takip başlattıklarını ve takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptâlini talep etmiş, davalı şirket vekili; icra takibine dayanak belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini ve kusur oranını kabul etmediklerini ve davacıların rücu hakkının bulunmadığını savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. İİK. 67/II. maddesi uyarınca borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için, alacağın likid başka bir deyişle belirlenebilir olması ve borçlunun itirazında haksız olması gerekir. Oysa ki, dava konusu alacağın miktarı bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup, likid değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/192, K. 2014/6188, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama