KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/2477 E., 2015/921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalı yüklenici şirketten tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı yüklenici şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince, itirazın iptâli davasında, davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazının haksız olması ve alacağın davalı borçlu tarafından belirlenebilir, yani likid olması gerekir.
Somut olayda, davacı taşeron tarafından birden fazla yerde iş yapılmış olması, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu bulunmaması ve mahkemece davalı tarafça sunulan bir kısım ödeme belgesinin de değerlendirilmesi suretiyle alacağın miktarının belirlenmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde alacağın likid olduğundan söz edilemez. Bu haliyle, hüküm altına alınan alacak yönünden icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
Kararın açıklanan gerekçelerle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/2477, K. 2015/921, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama