KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/3146 E., 2015/1778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı yüklenici şirket vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilerek davalı borçlu aleyhine %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesine göre takibe itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için itirazında haksız olması gerekir.
Alacağın varlığı ve miktarı ihtilâflı olup, yargılama yapılmasını ve bilirkişiden rapor alınmasını gerekli kılıyorsa borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemez. Somut olayda takip konusu fatura davalıya tebliğ edilip onun defterlerine kayıt edilmiş değildir. Davacı taşeronca teslimin varlığı da yargılama sonucu belirlenmiştir.
Bu durumda alacağın likit olduğundan ve borçlunun itirazında haksızlığından söz edilemeyeceğinden koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatının reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. madde yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/3146, K. 2015/1778, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama