KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/3359 E., 2014/5033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 14.01.2014
- Numarası
- 2013/403-2014/7
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, temizlenmek üzere davalıya teslim edilen gelinliğin temizleme işinin ayıplı yapılması sonucu hasara uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının gelinliğini 10.06.2009 tarihinde temizlenmesi için davalı şirkete teslim ettiği ve gelinliğin temizlenmesi işini davalının yüklendiğine ilişkin yanlar arasında sözlü eser sözleşmesi yapıldığı çekişmesizdir.
Yüklenici şirket tarafından gelinlik üzerinde temizleme işi yapılırken gelinlik kumaşında lif çıkıntılarının oluştuğu, kumaşın yapısının bozulduğu, tülünün yırtılmış olduğu, gelinliğin halen kirli olup iyi temizlenmemiş olduğu taraflarca da kabul edildiği gibi, bilirkişi raporunda da açıklanmıştır.
Sözleşme konusu gelinlikteki ayıpların giderilmesinin mümkün olmaması nedeniyle 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 360. maddesinde öngörülen ve yapılan işin reddini gerektirdiği halde, sözleşmenin feshine gidilmeden diğer tazmin haklarından kaynaklanan maddi zararının giderilmesine ilişkin maddi tazminat isteminde bulunabileceğinin kabulü gerekir.
Ancak tazminine hükmedilen ayıplı gelinlik bedeli içinde prova ve transfer giderinin de bulunduğu gözetilmeden 200,00 TL'nin; yine, varlığı ile bu sebeple zarara uğranıldığı ispatlanamayan yeni aksesuar bedeli 500,00 TL'nin reddi yerine davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacının temyiz itirazına gelince; davacı manevi tazminat isteminde de bulunmuş, bu istek mahkemece kabul edilmiştir. Bu durumda kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi uyarınca avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak ve tarifenin 12/2. maddesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekirken, ayrıca manevi tazminat için vekâlet ücreti takdir edilmemesi de doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/3359, K. 2014/5033, 9 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama