KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/3953 E., 2015/2363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Gönen Asliye Hukuk Hakimliği (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Tarihi
- 03.12.2013
- Numarası
- 2010/535-2013/592
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle açılmış olup, davacı taşeron davalı adi ortaklıktan bakiye iş bedeli olan 230.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiş, davalı adi ortaklığı teşkil eden şirket vekilleri, işin anahtar teslimi olmayıp götürü bedelle anlaşıldığını, tüm imalâtların davacı şirket işçileri tarafından yapılmadığını, toplam hak edişlerin 158.595,64 TL olarak belirlendiğini ve bu miktarın ödendiğini, ardından işin tamamlandığı tarih itibariyle toplam 50.000,00 TL taşeron alacağının da faturalandırılarak ödendiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiş, Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gözetilerek davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen "eser" sözleşmesi ilişkisi bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ahde vefa (sözleşmeye bağlılık) ilkesi uyarınca taraflar sözleşme hükümleriyle bağlıdırlar. Kanunu ve ahlaka aykırı olmamak koşuluyla taraflar sözleşmede kararlaştırılan hükümlerin aksine davranamazlar. Uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle sözleşmedeki hükümlerin irdelenmesi gerekir.
Tarafların imzasını taşıyan sözleşmenin 7. maddesinde işin birim fiyatlarla yapılacağı kararlaştırılmış, ancak son bendinde KDV'nin fiyatlara dahil olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda sözleşme fiyatlarına KDV'nin de ilavesi gerekirken bilirkişi raporunda KDV hesaplanmamıştır.
Diğer taraftan davacı vekili dava dilekçesinde iş bedelini istemiş, bilahare sunmuş olduğu 28.06.2011 havale tarihli dilekçesinde delilleri yanında sözleşme dışı 11 bloğun şap işleri, kara sıva, mantolama, tuğla duvar işlerinin de yapıldığını vurgulamıştır. Bu hususta bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kurulundan ek rapor almak suretiyle sözleşme dışı imalatın yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla KDV dahil olduğundan ayrıca ilave edilmeden bedelini hesaplatmak, buna KDV dahil sözleşme gereği imalât alacağı 517.078, 36 TL'yi ilave etmek, böylece bulunacak davacının toplam iş bedelinden ödendiği anlaşılan 515.297,00 TL'nin mahsubuyla kalan bedelin hüküm altına alınmasından ibarettir.
Eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/3953, K. 2015/2363, 6 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama