KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/4521 E., 2015/2299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanmış yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı, davalı adına dava dışı ...'nin şantiyesinin metal işlerini ve çatı kaplama işini üstlendiğini, iş bedeli olarak kestiği 03.05.2010 tarihli 55.625,00 TL'lik faturanın ödenmediğini ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davalı ise akdi ilişkiyi kabul ederek iş bedelinin fazlasıyla ödendiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan inceleme sonucu belirlenen iş bedelinden 4.891,06 TL'nin ödenmediği belirlenerek bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece hükmedilen alacağa 21.03.2011 tarihinden faiz yürütülmüştür. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, alacaklının yöntemine uygun ihtarla borçluyu temerrüde düşürmesi ya da borcun ifa gününün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi gerekir.
(818 sayılı BK madde 101) Somut olayda, taraflar arasında yazılı sözleşme ve kararlaştırılan kesin bir vade bulunmadığı gibi, davadan önce davacı tarafından davalıya keşide edilmiş temerrüde düşürücü nitelikte bir ihtar da bulunmamaktadır.
Bu nedenle hükmedilen alacağa davanın açıldığı 28.06.2013 tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken faizin davadan önceki bir tarih olan 21.03.2011 tarihinden başlatılması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/4521, K. 2015/2299, 30 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama