KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/5263 E., 2014/6855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul/Anadolu 24. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 27.06.2013
- Numarası
- 2013/497-288
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalâtın giderilme bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalının iş bedelinden bakiye alacağını, ayrıca açtığı davaya konu etmiş olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 22.08.2008 tarihli izolasyon yapım işine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinden olup davada ayıplı imalât yapıldığından bahisle ayıbın giderim bedelinin tahsili istenmektedir.
Anılan Yasa'nın 359 ve 362/son maddesi uyarınca eserde sonradan ortaya çıkan ayıbın yükleniciye derhal bildirilmesi durumunda yüklenicinin ayıpların giderilmesinde sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Nitekim davacı 22.05.2009 tarihinde yaptırdığı tespitle eserdeki ayıbı öğrenmiş, tespit raporu da davalıya tebliğ edilmek suretiyle sürede ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmıştır.
Ancak davacının ayıpları öğrendiği 2009 yılında ayıbın giderilmesini istemesi gerekirken 818 sayılı Yasa'nın 98. madde yollamasıyla 44. maddesine aykırı biçimde davanın açıldığı 2010 yılı fiyatlarıyla ayıp bedelini istemesi ve mahkemece de hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. O halde yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak 2009 yılı itibariyle ayıpların giderim bedelini hesaplatmak ve hüküm altına almaktan ibarettir.
Eksik inceleme ve bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/5263, K. 2014/6855, 26 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama