KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/6352 E., 2015/3361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Keşan 2. Asliye Hukuk Hakimliği(Tic. Mah. Sıf
- Tarihi
- 15.05.2014
- Numarası
- 2011/196-2014/186
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik imalât bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı, edimini sözleşmeye uygun ifa ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 01.02.2007 tarihli sözleşmede toplam 104.000,00 TL bedelle davacı iş sahibine ait 29 dairenin açıklanan işlerinin yapımı ve Haziran 2008 tarihinde tamamlanmış olarak teslimi kararlaştırılmıştır.
Davada, 18.12.2009 tarihinde yaptırılan tespitte saptanan 71.130,00 TL eksik ve ayıplı iş ile kooperatif tarafından sonradan tamamlanan temiz ve pis su malzeme, işçilik bedeli 1.800,00 TL'nin davalıdan ihtara rağmen ödenmediği için faizi ile birlikte tahsili istenmektedir. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmelerinden olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Eser sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren, çift taraflı sözleşmelerdendir. Kendi edimini ifa eden diğer taraftan da ediminin ifasını isteyebilir. Davacı iş bedelinin tamamını ödediği halde işin eksik bırakıldığını belirterek eksik iş bedelinin ödenmesini istemektedir.
Davalı ise iş bedelinden eksik ödeme bulunduğunu savunmadığına göre davacının anılan Yasa'nın 97. maddesi uyarınca davalı namına eksik işlerin giderilmesini isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir. Ne var ki bu hak kullanılırken yine anılan Yasa'nın 98. maddesi yollamasıyla 44. maddesi gereğince davalı zararının artmasına neden olmaması gerekir. Mahkemece hükme dayanak bilirkişi raporu davanın açıldığı 2012 yılı fiyatlarına göre hesaplama yapmıştır.
Yine davacı 2009 yılında yaptırdığı tespitteki fiyatlara dayanarak davasını açmış, mahkemece de taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuş, böylece 2009 yılı fiyatlarıyla dava kabul edilmiştir.
Oysa, inşaatın Haziran 2008 yılında teslimi kararlaştırıldığına göre bu tarihten itibaren makul sürede eksik işlerin bedelinin ödenmesi istenebileceğinden bilirkişilerden ek rapor alınarak 2008 piyasa fiyatlarıyla eksik iş bedeli hesaplatmalı, bu miktarın temerrüdün gerçekleştiği 24.04.2010 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmelidir.
Öte yandan davada, davalı namına giderilen eksik işlerden 1.800,00 TL'nin tahsiline karar verilmesi istenmiş ise de bu husus usulen kanıtlanamadığı halde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/6352, K. 2015/3361, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama