KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/7121 E., 2015/2467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 29.05.2014
- Numarası
- 2013/67-2014/76
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ifa edilmemesi nedeniyle avans olarak ödenen iş bedelinin iadesi amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı yüklenici şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ilk olarak 07.02.2013 tarihinde İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış, bu mahkemenin 11.02.2013 tarih ve 2013/37-26 Esas ve Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra 07.02.2013 tarihinde açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında re'sen araştırmak zorundadır.
Her ne kadar mahkemece uyuşmazlık 5846 sayılı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan bir uyuşmazlık olarak nitelendirilmek suretiyle işin esası hakkında karar verilmişse de, göreve ilişkin bu kabulde isabet bulunmamaktadır. Zira; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca davaya Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde bakılabilmesi için uyuşmazlığın bu Kanun'un düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklanması, davacı ya da davalı yanın da davada “Fikri mülkiyet haklarına veya hak sahipliğine” dayanması gereklidir.
Somut olayda, uyuşmazlık davacı şirketin kurumsal web sitesinin kodlanması ve tasarlanması işlerini konu alan ve hukuki niteliği itibariyle de sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin konusu olan web sitesinin kodlanması ve tasarlanması işlerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2/1 maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunmazlar. Dava dilekçesinde de 5846 sayılı Kanun'la korunan haklardan hiç birisine dayanılmadığından Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi davaya bakmakla görevli kabul edilemez.
İkinci olarak; görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğuna gelince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bakılacağı belirtilmiştir.
4. madde hükmüne göre, bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4. maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir.
Somut olayda, davanın her iki tarafı da ticarî şirket olup, yapılan işin de bu şirketlerin ticarî işletmeleriyle ilgili bir iş olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda, davaya bakma görevi yetkili ve görevli İstanbul Ticaret Mahkemeleri'ne aittir.
Açıklanan gerekçelere göre, mahkemece; davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görev hususunun yanılgılı değerlendirmesi sonucu, işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın diğer yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/7121, K. 2015/2467, 11 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama