KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/7231 E., 2015/5592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İstanbul/Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26.06.2014
- Numarası
- 2012/535-2014/215
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat D..A.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verdiği karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkar tazminatı verilebilmesi için borçlunun takibe itirazında haksız olması gerekir. Haksızlık kavramı alacağın belirlenebilir (likid) olma şartını da kapsar. Somut olayda, taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında alacağın istenebilir olup olmadığı ve miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla saptandığından alacağın likid olduğundan ve borçlunun takibe itirazında haksızlığından söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece yasal koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davalı borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/7231, K. 2015/5592, 9 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama