KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/7289 E., 2015/453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün bozmaya uyularak verilen temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, iş sahibi tarafından açılan davada 17.058,92 TL fazla ödeme ve 10.000,00 TL eksik işler bedelinden oluşan toplam 27.058,92 TL alacağın reeskont faizi ile tahsili; yüklenici tarafından cevapla açılan karşı davada ise sözleşme içi işler bedeli, sözleşme dışı ilave işler bedeli, vade farkı ve işlemiş faiz kalemlerinden oluşan toplam 20.215,76 TL alacağın reeskont faizi ile tahsili istenmiş;
mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davada davanın kısmen kabulüne, 7.995,78 TL asıl alacak (fazla ödeme + stopaj) ve 1.512,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.508,11 TL alacağın asıl alacağa dava tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davacı ve karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davacı-k.davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı-k.davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece karşı davayla ilgili olarak müspet menfi herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Oysa HMK'nın 26 ve 297/2. maddeleri uyarınca usulen açılan her bir dava ve talep hakkında hüküm kurulması, hükmün sonuç kısmında da gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyarmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Mahkemece karşı dava hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/7289, K. 2015/453, 28 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama