KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/996 E., 2014/2146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat ... geldi. Davalı asil ... gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı, %40 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın 45.264,00 TL asıl alacak yönünden iptâli ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine, hükmolunan alacağın %40'ı oranında hesaplanan 18.105,60 TL icra inkâr tazminatının davalı ... Turizm İşletme İnşaat ve Tic. A.Ş'den tahsiline karar verilmiş, karar, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hüküm altına alınan asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İİK'nın 67/II. maddesinde itirazın iptâli istemiyle açılan bir davada itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun, takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi halinde ise alacaklının red veya hükmolunan meblağın %40'ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir. Madde metninde açıkça belirtildiği gibi, borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız, alacaklının kötüniyet tazminatıyla
sorumlu tutulabilmesi için de takibinde hem haksız, hem kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda, takip talebinde 50.700,00 TL asıl alacak ve 48.769,00 TL işlemiş faiz talep edilmişken, bilirkişi incelemesi ile asıl alacak miktarı 45.264,00 TL'ye düşürülmüş ve bu miktar hüküm altına alınmıştır. Davacının işlemiş faize ilişkin istemi ise reddedilmiştir.
Davalı faiz alacağı yönünden itirazında haklı olduğu gibi asıl alacak miktarı da likid olmayıp, yargılama sonucunda bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir. Bu durumda davalı borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemeyeceğinden koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın icra inkâr tazminatı kaldırılmak suretiyle düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/996, K. 2014/2146, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama