KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/1203 E., 2015/4363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Bakırköy 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15.05.2014
- Numarası
- 2013/355-2014/150
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalı iş sahibi şirketten tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatı verilebilmesi için borçlunun takibe itirazında haksız olması gerekir. Haksızlık kavramı, alacağın belirlenebilir (likid) olması şartını da kapsar.
Somut olayda; davacı tarafın takibine dayanak yapmış olduğu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalar bakımından taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve fakat sadece davalı tarafça defterine kaydedilmiş ancak davacı defterinde yer almayan 20.03.2009 tarih ve 1.454,00 TL bedelli masraf faturasının taraf defterleri arasındaki farkı oluşturduğu, ancak bu faturanın da davacı tarafa tebliğ ya da teslim edildiğine dair bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı iş sahibi geç teslim nedeniyle zarara uğradığını kanıtlayamadığı gibi ödemede de bulunmadığından takibe itirazında haksız ve borcun da likid olduğu kabul edilerek, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, hükmün bu yönden bozulması gerekirse de; bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/VII. maddesi uyarınca icra ve inkâr tazminatı istemi yönünden düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/1203, K. 2015/4363, 14 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama