KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/2267 E., 2016/1479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ilişkide yüklenici hakedişinden kesilen gecikme cezası, mükerrer kesinti ve iş sahibi adına elektrik idaresine ödenen güvence bedellerinin tahsili istemlerine ilişkin olup; mahkemece, gecikme cezası ile mükerrer kesilen ceza bedelleri yönünden davanın ıslah edilen kısımla birlikte kabulüne, güvence bedeli yönünden reddine dair verilen karar, davacı yüklenici asıl ile davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenicinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı iş sahibi idare vekilinin temyiz itirazına gelince;
Taraflar arasında akdedilen 20.09.2010 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olarak kabul edilmiştir. Yine, sözleşmenin 11. maddesinde, hakedişlerin Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde gösterilen esaslara göre hazırlanarak ödeme yapılacağı ifade edilmiştir.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesinde aynen "Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "idareye verilen .... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla cümlesini yazarak imzalaması gereklidir.
Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenleme, gerek sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 287. maddesi uyarınca, gerekse dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193/1. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğindedir. Delil sözleşmesi yapılmış bir konuda, delil sözleşmesinin konusu olan bir vakıanın, başka bir delille ispatı mümkün değildir.
Bu husus, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, taraflar arasında uyuşmazlık konusu işle ilgili altı adet hakediş düzenlenmiştir. Yüklenici, bu hakedişleri “İtiraz kaydıyla” ya da buna benzer ifadelerle imzalamıştır. Yüklenicinin, hakedişlere yönelik itirazlarına ilişkin idareye verilmiş ve idarece kayıt altına alınmış bir dilekçesi bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı yüklenicinin hakedişlere itirazı sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesinde gösterilen usule uygun düşmediğinden, hakedişlerden yapılan kesintilerin yüklenici aleyhine kesinleştiğinin kabulü zorunludur.
Mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/2267, K. 2016/1479, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama